Değmez dediğin insan, kalbinin her kıvrımına değer ya; hayatın en falsolu küfürlerinden biridir bu aslında..!

Agustos Pembe 90 Image Banner 468 x 60

1 Ağustos 2007

SIGMUND FREUD İLE MARTHA BERNAYS


Dünyanın tartışmasız en büyük ruhbilimcisi olarak tanınan Freud eşi Martha Bernays' la ömür boyu süren bir beraberlik yaşadı. 1986 da Viyana'ya yerleştikleri yıl, evleninceye kadar oldukca sorunlu bir nişanlılık dönemi yaşadılar. Freud'dan altı yaş küçük olan Martha babası öldükten sonra da uzun süre Freud'den ayrı kaldı. Annesinin zorlamasıyla aile Wandsbek' e taşındı. Annesi ayrı yerde uzun bir ayrılığın onları ayıracağını düşünüyordu. Ona göre kızı kansızlık çekecek belki ama Freud'de sınavlarda başarısız olucaktı. Böylece Martha dört yıl Freud un öğretim görevlisi olmaya hak kazanmasını bekledi. Freud Wandsbek' e çok nadir gelmesine izin veriliyordu. Buna rağmen aşkları sürdü ve Freud'le Martha her gün birbirlerine mektup yazdılar. MEKTUPLAR Sevgili canım, benim aşkımın tüm ulviliğini ne yazık ki yoksulluğumun tüm disipsizliğini, ancak senin davranışlarından sonra anlayabileceğim. Bunu çok iyi biliyorum. Bunun ne derece önemli olduğunu idrak etmeye devam ediyorum. Bu küçük güzel kutu ve o hayranlık duyulası fotoğraf karşımda olmasaydı yaşananların sadece birer düş olduğunu zannedecek ve gözlerimi açmaktan korkacaktım. Fakat arkadaşlarım bunun bir gerçek olduğunu söylüyorlar. Bunun gerçek olması gerekir. Martha benimdir. Herkesin kendisinden hayranlıkla söz ettiği bu genç kız ilk karşılaşmamızdan itibaren tüm karşı koymalarıma rağmen kalbimi caldı. Oysa ben tam olarak kendime güvenemiyorum.Kur yapmaktan çekiniyordum, o bana gelip bendeki değeri, bana özgü değerlere dönüştürdü, bana yeni bir umut en çok ihtiyaç duyduğum bir zamanda çalışmak için taze bir güç bahşetti. Benim biricik sevgilim, sen yeniden döndüğünde o cana yakın varlığınla beni tedirgin eden beceriksizliği ve çekingenliği yenmiş olacağım, o minnacık güzel odamızda yeniden başbaşa kalacağız;sen koltuğa oturmuş ve ben ayaklarımı yuvarlak tabureye uzatmış olarak.. Ne güneşin batışından konuşacağız ne sabahın oluşundan.. o can sıkıcı endişelerin yolculukların gündem oluşturmayacak kaygıların artık bizi ayıramıyacağı dönemden konuşacağız. İşte bugün de bitti, kağıdımda hiç boş yer kalmadı, gene de seninle gevezelik etme arzumun önüne geçemiyorum. Hoşckal ve bu zavallı adamı ne kadar mutlu ettiğini unutma.
Senin Sigmund un


0 Comments: